Ana Sayfa Seyahat Notları Tebriz

Tebriz

Yaklaşık 20 saatlik yolculuktan sonra Doğu Beyazıt’a vardım. Uzaktan görünen anız ateşleri, yarım şeride inmiş yollar derken Erzurum'dan sonra görüntüler daha da değişmeye başlıyor. Toprak renkli kerpiç evler, tezek kuleleri, ırmakta yüzen çocuklar, boş fabrikalar.. Kağızman’dan sonra ise yollar iyice tenhalaşıyor. Ta ki Iğdır’a kadar. Ağrı daği uzaktan oldukça güzel ve heybetli gözüküyor.

Bir geceyi Doğu Beyazıt’ta İshak Paşa sarayının yanındaki pansiyonda geçirip sabah erkenden Gürbulak dolmuşlarıyla Sınıra doğru yola koyuldum. Benimle birlikte Polonyalı bir çift de sınırı geçecek, Demavend'e tırmanacaklarmış. Polonyalı kadının kollarını örtüp başörtü takmasının ardından sınırı geçtik. Oldukça kısa surdu sınır geçişi, toplam 15 dakika kadar. Sadece pasaportlara damga bastılar

Artık acem diyarındayız..

Sınırı geçer geçmez etrafımıza tümen'ciler doluştu. Tümen, Iran ‘in eski parası, su anda kullanılan riyal ‘in onda biri. Liraları bozdurduktan sonra Maku'den Tebriz'e gidecek taksi için pazarlık etmeye başladık ve dört nefer yani dört kişi adam başı 4500 tümene bir taksiye doluştuk. Üç yüz kilometre için toplam altı dolar gibi bir paraya denk geliyor. Petrolün sudan ucuz olması böyle bir şey sanırım..

Taksinin radyosunda Azeri, Farisi, Türkçe şarkılar çalıyor. Dışarısı da bizim oralardan çok farklı gözükmüyor. Yalnız Sufiyan'dan sonra tabelalardan, reklamlardan artık iyice kendini belli ediyor Iran. 4,5 saatlik yolculuğun ardından Tebriz'e varıyoruz.

Oldukça yoğun bir trafik var. Akşamın 10'unda bile köprü trafiği gibi ortalık. Dikkatimi çeken şey neredeyse bütün arabaların kaportaları yamuk yumuk, kaza yapmaktan olsa gerek. Arabalarda sinyal kullanmıyorlar ama yayalara yol veriyorlar. Sonradan öğrendiğime göre yayalara çarpmanın yüklü bir tazminatı varmış.

Tebriz’de çoğunluk Azeri Türkü, o yüzden pek zorluk çekmiyoruz. Kadınlar - doğal olarak - kara çarşaflı, ayrıca dudakları ve gözlerini belli edecek şekilde makyaj yapıyorlar. Tebriz çarsısını geziyor beraber. Yaklaşık 1000 senelik bir çarşı, oldukça büyük. Vakt-i zamanında Marco Polo da uğramış buralara.. Ama biz fazla kalmak niyetinde değiliz, görecek fazla bir şey yok. Gece arabasıyla Tahran'a gitme niyetindeyiz. Ama kolay olmuyor bu. Terminale vardığımızda her 15 dakikada bir Tahran otobüsü kalmasına rağmen hiçbir otobüste yer yok. Birkaç yere daha soruşturuyoruz, sonra ilk sorduğumuz firmada yer buluyoruz. Lakin otobüsümüz de Tebriz arabalarından çok farklı değil, yan tarafı boylu boyunca kazalı ve aynaları yok.

Allahtan bir sorun çıkmıyor da sabah Tahran'a varıyoruz..



Tebriz

Seyahat

Yolculuğa çıkmadan önce A2 motosiklet ehliyeti almanız özellikle Uzakdoğu'da oldukça kullanışlı olacaktır.