Ana Sayfa Seyahat Notları Siem Reap

Siem Reap

Bangkok'tan Siem Reap'e geçmek için, tur şirketlerinin birinden bilet almak, sınıra kadar gidip buradan otobüs bulmaktan daha ucuza mal oluyor. Yalnız sınıra yarım saat kala tur şirketinin minibüsü bir mola yerinde Kamboçya vizesi için durdu. Normalde 20 $ olan vizeyi yarım saatte 30 $'a alabilirmişiz, sınırda beklememize gerek kalmayacakmış.

'Farkı var mı?' diye sordum, sınırdakiler daha başka belge dolduruyorlarmış. Vizeyi buradan almak yerine sınırdan almaya karar verdim. Sinir kasabası olan Poipet'te vizeyi sadece 5 dakikada, 20 $'a aldım. Sınırı geçtikten sonra bizi Siem Reap'e götürecek minibüse bindik, camları kırık ve sallanıyor. Poipet-Siem Reap yolu ise gördüğüm en kötü yol; toz, toprak, çukurlar.. Şehre vardığımızda hava iyice kararmıştı, yağmur yağıyordu.

Siem Reap, Angkor Watt'in hemen yakınında, büyükçe bir kasaba. Pek çok yerde yeni inşaatlar yapılıyor, çoğu da hotel inşaatı. Sanırım burası Angkor Watt'tan daha çok şeyler bekliyor. Aslında pek de haksız sayılmazlar. Angkor, Kamboçya’yı tarif eden belki de en kısa kelime. Paralarının üzerinde, markalarında hep Angkor adi, Angkor resmi var.

Angkor, 9 ve 13. yy'lar arasında Khmer uygarlığının zirvede olduğu yıllarda yapılan yüzlerce tapınak, anıt, sarayları içeriyor. Şimdiki Kamboçya nüfusunun büyük bölümünün Budist olmasına rağmen, burada yaralan tapınaklar Hindu tapınakları. Tapınakları gezmek için üç farklı tipte bilet satılıyor. Bir günlük olan 20, üç günlük olan 40, bir haftalık bilet ise 60 $. Bir günlük haricindeki biletler için ayrıca fotoğraf gerekiyor.

İlk gün bisikletle çıkıp önce Angkor Watt'i görmeye gittim. Sabah gittim ama inanılmaz bir kalabalık var. Burası, yapılan en büyük dini yapı. 12. yy ‘da Suryavarman II tarafından Vishnu'yu onurlandırmak için yapılmış. Yapılış planı da evreni sembolize edecek şekilde. Tapınakta ayrıca Mahabarata destani, Suryavarman'in savaşları ve Ramayana destanından bölümlerin olduğu kabartmalar var.

Öğleden sonra Güney kapısından Angkor Thom'a girdim. Angkor Thom, kale içinde bir şehir, Angkor Watt'a oldukça yakın. Şehrin ortasında yer alan Bayon'u dolaştıktan sonra Terrace of Elephant'a geldim ama hava kararmak üzereydi, fazla dolaşamadan geri dönmek zorunda kaldım. Angkor Watt ile Angkor Thom arasında yer alan Phnom Bakheng, ufak bir tepe üzerinde. Angkor Watt'i tepeden görmek için buraya geliniyor ama akşam vakti hem kalabalık hem de Angkor Watt biraz uzakta kalıyor.

Ertesi gun Angkor Thom'da yer alan Terrace of Elephants, Terrace of Leper King, Bauphon'u dolaştıktan Zafer kapısından çıkıp Ta Phrom'u görmeye gittim. Burası gerçekten güzel, çok ilginç bir yer. Tapınakların, evlerin, sarayların Uzerlerinde, yanlarında, çevrelerinde devasa ağaçlar var. Sanki ağaçlar burasını istila etmiş gibi. Buradaki bazı yerlere girmek tehlikeli çünkü yapıların çoğunluğu yıkıntı halinde duruyorlar.

Son gun Eastern Baray'daki tapınakları gezmek yerine Banteay Srei'ye gitmeye karar verdim. Ancak burası da şehir merkezinden oldukça uzakta kalıyor, motosikletle 45 dakika tutuyor. Tapınağın resmini, 50'lik banknotlarına da koymuşlar. Yolda Kamboçya’nın köylerinin, tarlalarının, şeker palmiyelerinin arasından geçtikten sonra tapınağın girişine vardık. Diğerlerine nazaran biraz ufak ama üç boyutlu kabartmaları çok ince ve güzel.

Buranın bir farklı yanı da bir kadın için yapılmış olması imiş.


Seyahat

Myanmar'da internetten web tabanlı e-mail sitelerine erişim engellenmiş durumda. Ancak yine de proxy sitelerini kullanarak bu sitelere erişip maillerinizi kontrol edebilirsiniz.