Ana Sayfa Seyahat Notları Inle Gölü

Inle Gölü

Phin U Lwin'den öğlen gibi Mandalay'a geri döndükten sonra pikapla terminale geldik. Otobüs kalkmak üzereymiş, o da dolu ama sadece yolcu ile değil. Tüm bagaj yerleri dolu, arka üç sıra tepeleme yaprak kolileri ile dolu, koltukların altları çuval dolu, koridor yarısına kadar koli dolu. Akşam yedi gibi otobüs kalktı, sabah dört civarı da Nyaungshwe yol ayrımına geldik.

İnle gölü, Shan bölgesinde yer alıyor. Gol çok derin değil, etrafı yüksek tepelerle çevrili. İlk gün bisikletle etrafı dolaşmaya çıktım. Çıkmadan önce resepsiyondaki elemana yarın tur ile gitmek istediğimi, hotelde gitmek isteyen başka birileri olup olmadığını sordum. Fransız bir çift varmış, tamam dedim. İnle Gölü’nü gezmek için tutulacak bir kayığın ücreti 12000 Kyat civarında. Ne kadar fazla kişi olursa bu ücret de bölünüyor. Ertesi sabah Fransız çift gelemedi, onun yerine ikisi Alman biri Hollandalı üç kişi ile kayığı paylaştık.

3$ giriş ücretini ödedikten sonra saat 8 gibi kayığa bindik, kanalı geçip, gole çıktık. Giderken balıkçıları, tek ayakları ile kürek çekenleri görüyorsunuz. Yaklaşık bir saat sonra 'Yüzen Market'e geldik. Yarım saat burada kaldıktan sonra devam ettik, gölün üzerine kurulu evleri geçip bir kumaş imalathanesine geldik, ardından yine gölün üzerinde yer alan bir demirci, altın ve gümüş imalathaneleri, kâğıt şemsiye imalathanesi ve Nga Phe Kyaung'i (Sıçrayan Kedi Manastırı) gezdik. Gezi çok turistik, insan kendini çok fazla turist hissediyor. Gittiğimiz imalathanelerde de hemen iskelede sizi karşılıyorlar, atölyelerini gösterdikten, nasıl çalıştıklarını anlatıyorlar.

Çıktığımızda hava çok kapalıydı. 'Bütün gün böyle mi olacak?' diye endişelenirken saat 10 gibi hava birdenbire acildi. Kayıktakilerden biri havanın dün de bu şekilde olduğunu söyledi.

Sonraki gün tekrar bir bisiklet kiralayıp hot sping'i görmeye gittim. Yaklaşık bir saat kadar gittikten sonra bu ufak sıcak su kaynağına ulaştım, yalnız gelene kadar yok çok bozuktu, toz toprak içerisinde bisikleti sürdüm.

Bago biletini aldıktan ertesi günü Nyaungshwe yol ayrımına kadar bu sefer pikapla geldim, yanımda da bir Fransız turist var. Myanmar hakkında konuştuk. Mevcut hükûmet başkenti Yangon'dan orman içlerine doğru taşıyormuş, kırsal yerlerde yol yapımında aileden bir kişinin çalışmasını şart koşuyorlarmış. Türkiye hakkında da konuştuk. Benim gördüğüm kadarı ile Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesi en çok Fransızları tedirgin ediyor.


Seyahat

Marketler, pazar yerleri fotoğraf açısından inanılmaz malzeme ile dolu. Buralara mutlaka uğrayın.