Ana Sayfa Seyahat Notları Ha Noi

Ha Noi

Yaklaşık 12 saatlik otobüs yolculuğundan sonra sabaha karşı Ha Noi'ye vardığımda yağmur çiseliyordu. Getirdikleri hotel yine biraz pahalı çıktı, ama Old Quarter denilen yere ve diğer civar yerlere yakın, daha ortada kaliyormus.

Dışarıda yağmur yağarken de sırtımda sırt çantası ile hotel aramaya da üşendim açıkçası; odayı tutup, eşyaları koydum.

Saygon’da iken Vietnam savasını Vietnamlıların gözünden anlatan bir kitap al mistim. Ha Noi'yi de kasvetli hayal etmiştim, bu yağmurla gözüme daha bir ağır gözüktü.

Ha Noi, Vietnam’ın başkenti, Kızıl Nehir’in (Song Hong) kıyısında yer alıyor. Aynı zamanda ülkenin ikinci büyük şehri. Yağmur diner gibi olunca dışarı çıkıp önce Old Quarter'a, eski şehrin bulunduğu yere yürüdüm. Old Quarter, Hoan Kiem gölünün etrafında yaralıyor, göl oldukça ufak. Üzerindeki iki ufak adacıktan birinde Ngoc Son pagodası, diğerinde ufak bir kule var.

Efsaneye göre imparator Le Loi'ye, Çinlileri Vietnam'dan çıkarmak için tanrı tarafından bir kılıç verilmiş. Savaştan sonra, gölde kayıkla dolaşırken dev bir kaplumbağa gelip kılıcı ondan kapıp gölün derinliklerine gitmiş. Pagodanın bir yerinde de camekan içinde büyük bir su kaplumbağası mumyalanmış bir şekilde duruyor.

Geri dönüp bu sefer de diğer büyük bir göle, Ho Tay’ın kıyısına geldim. Göl kıyısındaki parkta iki ihtiyar Çin satrancı oynuyorlardı, 4-5 kişi de etraflarında oyunu seyrediyordu. Durup ben de biraz seyrettim, nasılmış, nasıl oynanıyormuş diye.

Ho Chi Minh'in mozolesine yürürken yağmur yine yağmaya başladı. Mozole, geniş bir alanın kıyısına yapılmış, sanırım resmi törenler burada yapılıyor. Ho Chi Minh'in mumyalanmış cesedi burada duruyor, yılda iki ay yıllık bakim için Rusya'ya gönderiliyormuş. Mozoleye giriş sadece sabahtan olduğu için içeri giremedim, onun yerine bir kafede oturup Vietnam kahvesi içtim. Vietnam kahvesinin tadı çok güzel ama iki fincan içince gece uyutmuyor.

Algoritma kitaplarında 'Towers of Hanoi' ye algoritmik yineleme problemi yer alır, lakin buralarda bu isimde bir kule ne yazık ki yok. Zaten onun asli da 'Towers of Brahman' imiş, bir Hindu tapınağından gelme.

Akşama Su Kuklası Tiyatrosunu seyretmek üzere tekrar Old Quarter'a geldim. Su Kuklası Tiyatrosunun oldukça eski bir geçmişi var. Yaklaşık bir saatlik programda 10-11 ufak oyun yer alıyor, oyunlardan bir tanesi efsanevi kılıcı canlandırıyordu. Suyun üzerindeki kuklalar, oynatıcılar tarafından bir perdenin arkasından, suyun içinden hareket ettiriliyor.

Ertesi gün iki günlük Halong Bay turuna katildim, inanılmaz güzeldi. 3000'den fazla ufak ada-adacık Tonkin körfezinde, yemyeşil suların içinde yer alıyor. Bir efsaneye göre burası, büyük bir ejderha tarafından yapılmış.

Adaların arasında dolaşırken insan kendini başka zamanda hissediyor.


Seyahat

Güvenlik açısından fotoğraf makinenizi tek omzunuza değil, çaprazlama asın. Üzerinde kocaman "Nikon", "Canon" yazılı fotoğraf çantaları hırsızların birinci hedefi olacaktır.