Ana Sayfa Seyahat Notları Gezi hakkında

Gezi hakkında

Katmandu’dan herkese selamlar,

Yaklaşık bir haftadır buradayım. Çok şükür kazasız belasız vardık Nepal'e. Diğer yerlere geçmeden önce gezi hakkında biraz genel bilgi vermek istedim.

Gezinin belki de en belirgin özelliği, bir günün bir hafta gibi geçmesi. Geriye bakıyorum da, Bazargan, tumenciler, Sufiyan aylar öncesinden kalmış gibi. Gezerken o kadar çok şeyi yeni görüp, deneyip, tecrübe ediyor ki insan, bunların çok az bir kısmini aktarabiliyorum. Binlerce insan görüyor, bir günde onlarcası ile muhatap oluyorsunuz. Değişik değişik araçlara ilk defa biniyor, onların yediklerinden tadıyorsunuz. Gezinin verdiği dersleri ise anlatmakla bitiremem.

İran’dan başlayarak Pakistan, Hindistan ve Nepal'de, sınır geçişi öncesi bir sure gözlerimi kapayıp galaksiler ötesi bir gezegene seyahat ettiğimi duşundum. Bu, insana inanılmaz büyük bir zevk veriyor. Onların caddelerinde dolaşırken, arabalarına, rikşalarina, tempolarına binerken bunu hatırlamak da çok keyifli. Mesela amortisörleri olmayan, koltukların neredeyse tahtası çıkmış, kalabalık bir otobüste, bozuk bir yolda gitmek ne kadar keyifli olabilir ki? Ama insan gözlerini kapayıp dünyadan binlerce ışık yılı uzaktaki bir galaksideki bir gezegende, uzaylıların arasında, onların uzay araçları ile, gezegenlerindeki bilinmeyen bir bölgeye gittiğinizi düşününce çok zevkli oluyor.

Bu yönden Hindistan’ı çok sevdim. Çünkü bunu kendiliğinden zaten size veriyor Hindistan. Ama orada hiçbir karşılaştırma yapmamak lazım, ki bunu gördüğüm kadarı ile batılı turistler çok yapıyor. Bu iyi, bu kötü, çirkin dememek gerek. Burası böyle. Hiçbir karşılaştırma yapmadığınızda çok zevkli. Yoksa Hindistan gerçekten de güllük gülistanlık bir yer değil. Sokaklar çöplük olarak kullanılıyor, insanlar - kadın yada erkek fark etmiyor, her ikisini de gördüm - caddeye hemen tutturuveriyorlar, çocuklar lağımlarda oynuyor, insanlar bataklık kenarlarında yaşıyorlar.

Hindistan'da eskiden 'yoksulluk sınırı' ya da 'açlık sınırı' diye birse var miydi bilemiyorum ama şimdilerde olmadığı kesin. Ama bir yandan da uzaya uydu gönderen, nükleer silahları olan, teknolojik açıdan ilerlemiş bir ülke. Hangisi derseniz, her ikisi de.. Bollywood filmlerinde de bile öyle. Hint filmlerinin Güney Asya ülkelerinde tartışılmaz bir üstünlüğü var ayriyeten.

Hint filmi deneyimini İran’da, otobüslerde yasadım. Doğal olarak buradan sonraki diğer otobüslerde böyle bir seçenek yoktu. Seyrettiğim bir film çok kaliteli gözüküyordu, hollywoodvari. Çekimleri, oyunculukları, senaryosu bile çok etkileyiciydi. Oyuncular da Hollywood yıldızlarına benziyordu. Kötü adam bile çok sonraları belli oldu. Sanki filmi bütün olarak bir Hollywood filminden tokatlamışlar.

Diğer filme ise Tebriz-Tahran arası gece otobüsünde denk geldim. Önce uyumayı düşünüyordum, biraz seyredince ilgimi çekti, izlemeye karar verdim ve sonuna kadar da izledim. Konusu ise şöyle;

Kahramanımız olan komiser, uyuşturucu ve kumar çetelerinin amansız düşmanıdır ve her sabah babun cinsi bir maymun tarafından klasik müzik eşliğinde uyandırılmaktadır. Kötü adam ise komiserimizin amiri ile beraber ortaktır. Bu arada dip not olarak vereyim, kötü karakter daha göründüğü ilk kareden kendini belli ediyor. Kahramanımız amirini dinlemez ve kötü adamı içeri tıkar, lakin kısa sure sonra çıkan kötü karakter, komiseri kendi şatosuna hapseder ve adamları vasıtasıyla kimi zaman döverek, kimi zaman da gıdıklayarak işkence yapar.

Üzüntüsünden elden ayaktan kesilen evin hanımını, evin babun ve köpeği çorba yaparak ayakta tutar. Ardından kötü adamların peşlerine düşüp komiserimiz nerde saklandığını öğrenirler. Şatonun içine girmek için kopeğimizin sal yaparak babunu karşıya geçirmesi, babunun da vinç kullanarak köpeği içeri almasının ardından yaklaşık 15-20 kişiyi çeşitli şekillerde alt ederler. Komiseri kurtardıktan sonra da kahramanımız, kötü adamı yerde kafa kola almış vaziyette ayakları ile 20 kişiyi daha hacamat eder. Kimi ucan tekmelerle de diğerlerini döver.

Bir başka dipnot daha vereyim, İran’daki otobüslerde film gösterilmeden önce 10-15 sn. kadar ekranda imzalı bir dilekçe gösteriliyor. Sanırım 'Yayınlanması iznini al mistir' gibilerinden bir yazı. İran’da bunların dışında iki Iran filmine daha denk geldim, ama pek beğenmedim. Birinde konu bir turlu ilerlemiyordu ve herkes birbirine bağırıyordu.

Dediğim gibi, karşılaştırma yapmamak lazım, 'burası böyle' demek gerek. Gördüğün her dilenciye, her çocuğa para versen de, onları mutlu etsen de o denizin bir kumunu oynatamazsın. Hindistan baslı başına bir gezegen, o yönüyle çok ayrı, ama kanımca diğer yerleri de hakkıyla gezmek için Hindistan'dan çıkmasını da bilmek gerek.

Gezide ayrıca şehir yada ülke olsun herhangi bir beklentim olmadan devam ettim. Onun da çok faydasını gördüm. Beklenti olunca insan onu elde etmeye çalışıyor bu sefer.

Dikkatimi çeken bir başka nokta da, yollarda, sokaklarda, otobüslerde çok fazla yabancı turiste denk gelmedim. Gelenler de, bir turistik gezi noktasından diğerine gezip, ardından otele gidiyorlardı. Hindistan'da bile, yılda milyonlarca turist geliyor, çoğu kez tek başıma sokaklarda oldum, tek başıma otobüslere bindim. O yüzden satıcılar, rikşalar, dilenciler, komisyoncularla daha fazla muhatap olunuyor.

Fotoğraflara gelince, her zaman fotoğraf çekme imkânı da olmuyor. Yolda giderken çekmek çok zor, bazı tapınaklarda, bazı yerlerde fotoğraf çekimi de yasak. Hindistan ve Nepal'de Hindu harici kimselerin giremeyeceği tapınaklar da var. Birinin fotoğrafını çekmek istediğinizde de, her zaman izin vermiyor. İnsanların yoğun olduğu yerlerde de çekmek çok güç, bos zamanı kollamak gerek.

Nepal'deki pek çok yer, Dubar Meydanları gibi, şimdi de faal olarak kullanıldığı için sürekli insanla dolu. Bazı zamanlarda, gün batimi gibi, eğer kayıp gidecekse, fotoğraf çekmemeyi tercih ettim. Çünkü o anın sizde yaratacağı etkiyi bu sefer de fotoğraf çekerken, düzgün çıktı mi, çıkmadı mi diye öldürmüş oluyorsunuz. Mümkün olduğunca fotoğraf çekmeye caliptim yine, ama açık söylemek gerekirse de fotoğraf çekmeye gelmedim.

Gezi maliyeti konusunda da, Nepal'de daha çok ATM'yi kullandığım için biraz şaştı gerçi, su ana kadar 700 $ civarı tuttu. Iran beklediğimden daha pahalı çıktı, arayı Hindistan'da kapadım ama orada da Udaipur ve Agra'da biraz fazla harcadım.

İşte böyle.

Bir aksilik olmazsa yarın Myanmar uçağına biniyorum.



Gezi hakkında

Seyahat

İran'dan Nepal'e kadar çoğunlukla otobüs kullandım. Ancak bu otobüslerin çok da konforlu olmadığını söylemem gerek. Ayrıca Doğu'da otobüslerin her zaman zamanında kalmadığını belirtmeliyim. Otobüsün kalkış saatinden önce orada bulunun.