Ana Sayfa Seyahat Notları Bir Fotoğrafın Hikayesi

Bir Fotoğrafın Hikayesi



Bu fotoğrafın diğerlerinden biraz farklı bir hikayesi var.

Bangkok'a ilk geldiğimde dolaşırken turistik kartpostallardan birinde Wat Arun, diğer adıyla da Gün Batımı tapınağının bir resmini görmüştüm.  Güneşi, ortadaki ana stupanın tam arkasına alan, simetrik ve güzel bir kartpostaldı. "Ben de böyle çekmeliyim" dedim kendi kendime. Tapınak, Bangkok'u ayıran Mae Nam Chao Phraya nehrinin karşı kıyısında yer alıyor. Gündüz şehri biraz dolaştıktan sonra akşama doğru, tapınağı karşıdan gören, nehrin öbür yakasına doğru yola çıktım. Ancak Bangkok'da İstanbul'daki kadar olmasa da trafik problemi var.

Nehir kıyısına geldiğimde artık güneş çoktan batmıştı ve hava iyice kararmak üzereydi. Bir kaç resim çektim, daha iyi nerelerden çekilebilir diye de nehre dik sokaklardan bir kaçına girip dolaştım.

Ertesi gün, bu sefer biraz daha erken nehrin kıyısına geldim. Geldiğim yer, kırmızı kağıt balonlarının asılı evlerin, yükleme boşaltma yapılan ambarların, baharatçı dükkanlarının arasında, kurutulmuş balıkların o ağır kokusunun duyulduğu salaş bir Çin mahallesiydi. Önceden gözüme kestirdiğim sokağa daldım. Güneş batmasına fazla zaman kalmamıştı. Güneş ve tapınağın uyumlu, simetrik bir görüntüsü bekliyordum, ancak ve yazık ki güneş ana stupanın yanında kalıyordu. Koşturarak hemen paralelindeki diğer sokağa girdim, ancak orada da güneş stupanın öbür tarafındaydı.

"Belki karşı kıyıdan daha güzel çekilebilir" diye düşünüp nehrin iki yakası arasında çalışan hızlı motorlardan birineatladım, nehrin öbür yakasına vardım. Artık kararmaya başlayan havada, biraz daha yakından tapınağın fotoğraflarını çektim. Yalnız bu sefer de mesafe çok yakındı, uygun bir fotoğraf çıkmadı.

Kartpostalı çeken kişinin ya nehirde çalışan motorların birinden, ya civardaki evlerden birine girip çekmiş, yada uzaktan teleobjektifle çekmiş olabileceğini düşündüm. "Günbatımında Wat Arun" konusu benim için kapanmıştı, en azından ben öyle düşünüyordum.

Bangkok'un ardından Kamboçya, Vietnam ve Laos'un devamında Tayland'a ikinci gelişimde, eşyaları yine Khao Sancaddesindeki ucuz hotellerden birine bırakıp Siam Meydanında ufak bir gezintiye çıktım. Biraz turladıktan, bir şeyler yedikten sonra dönüş için otobüs beklemeye başladım. Uzun sayılabilecek bir beklemeden sonra otobüs nihayet geldi. Doğru otobüse binmiştim, ama farketmediğim yolun ters tarafında beklediğimdi.Otobüs daha önceden görmediğim yerlere doğru yol almaya, görmediğim sokaklardan, caddelerden geçmeye başladı. Derken otobüs nihayet şehrinöbür yakasına geçip son durakta tüm yolcuları indirdi.

"Madem geldim, bari tapınağı yakından göreyim" deyip civardaki tuktukçulardan bir ikisi ile pazarlık yapmaya başladım. Kaybolduğumu sandıklarından mıdır bilmiyorum, yüksek fiyat söyleyip pazarlık yapmaya yanaşmıyorlar. Taksilerden birine atladım. Ara, dar sokaklardan geçip tapınağın önüne geldik. Biraz dolaştım, yalnız bu tapınak civar evlerin ve binaların arasında kaldığından tüm yapıyı gösterecek bir resim çekme imkanım da olmadı. Karşıya geçmek için hızlı motorlardan birine atladım.

Motor yanaştığında daha önceden geldiğim sokağa girip, nehrin hemen kıyısında yer alan evlerden birine doğru yöneldim. Direklerin üzerindeki bu evlerden birinin kapısına geldiğimde hemen evin köpekleri yanıma gelip havlamaya başladılar. Neyse ki evdeki kadınlardan biri köpeklere birşeyler söyleyip susturdu. Evdeki kadınlardan fotoğraf çekmek için izin istedim, gülerek kabul ettiler. Bu arada Tayland'ın bir adını da söylemeliyim: "Gülen İnsanların Ülkesi".

Akşam yemeğini hazırlayan kadınların arasından geçerken, aynı zamanda evin tahta döşemelerine de dikkat ediyordum. Aralıklı döşenen tahtaların arasından nehir açıkça görülüyordu. Bazıları kırık, bazıları da çürük tahtalara dikkat ederek nehrin kıyısına geldim ve birkaç fotoğraf da burada çektim. Tam kartpostal gibi olmasa da, önce çektiklerime oranla daha kartpostala yakındı.


Seyahat

Paranızı bozdurmadan önce günlük kuru öğrenin. İhtiyacınız kadarını bozdurun. Elinizde kalan fazla parayı diğer ülkede kabul etmeyebiliyorlar, yada çok düşük kurdan değiştiriyorlar.