Ana Sayfa Seyahat Notları Bagan

Bagan

Yangon terminalinde Bagan otobüsünü beklerken dikkatimi çeken şey televizyondaki karaoke klipler oldu. Sahnedeki şarkıcı şarkiyi söyledikçe, ekrandaki şarkı sözleri de renk değiştiriyordu. 'Seçtikleri kanal böyle herhalde' diye düşünüyordum, yolculuk sırasında da muavin muhtelif karaoke kliplerini videoya koydu. Yolda üç defa kimlik kontrolünden geçtik, 15 saatlik otobüs yolculuğunun ardından da sabaha karşı 4 gibi Bagan, Nyang U'ya vardık.

Hava hala karanlık. Bir trishaw'ci yaklaştı, gideceğim hoteli sordu. Birbirlerine yakınlar, birini söyledim, sonra trishaw'a atladım. Pazarlık etmeye niyetliydim ama hava ayrıca da soğuk.

Bagan, Myanmar'daki hatta Güneydoğu Asya'daki en önemli turizm merkezlerinden biri. 3000'den fazla pagoda, stupa burada yer alıyor. Bagan, Nyang U, Old Bagan ve New Bagan olarak üç bölgeden oluşuyor. Birbirlerine çok uzak değiller, 5-10km araları var. Pagodalar, tapınaklar Old Bagan bölgesinde, buradaki eserlerin tahrip olmalarını engellemek için yerleşimler New Bagan'a taşınmış. 19 yy ‘da Alman arkeologlar tarafından buradaki tapınaklar yağma edilmiş. II. dünya savaşı sırasında da, yenilmeye yüz tutan Japonların buradaki eserleri topçu sal dirisi ile yıkmasından endişelenen İngiliz arkeologlar, İngiliz birlikleri ile anlaşıp saldırının yönünü değiştirtmişler.

Tapınakları yürüyerek gezmek pek olası değil, epey geniş bir alana yayılmışlar. Bisikletle gezmek gerekiyor ve en az üç günde gezilecek kadar çoklar. Pagodalar, tarlaların arasında yer alıyorlar, pek çoğuna yoldan erişim için bisiklet yolları yapılmış.

Bisiklete atlayıp önce Old Bagan'dakileri gezmeye çıktım. Pagodaların içinde dört yöne bakan çeşitli Buda heykelleri var, ancak hepsinin orijinalleri değil. Önce Ananda Pahto'yu gezdim. Burada, girişin arka yönündeki büyük Buda heykelin yüzü farklı bir tarzda yapılmış. Yüz ifadesi, heykelin ayak ucunda farklı, 8-10 metre ileriden bakınca farklı gözüküyor.

Tharaba kapısından geçip Shwesandaw, Thatbyinnyu Pahto ve diğer önemli pagodaları gezerken vakit de çabucak geçmiş. Hava karardığında bisikletle dönerken, inin-cinin top oynadığı boş tarlalar içinde, alacakaranlıkta tapınaklar da çok değişik geliyor insana.

Ertesi gün başka yöndeki, havaalanı yönündeki pagodaları keşfe çıktım. Tapınakların birkaçının yukarı merdivenlerle çıkılabiliyor. Tepede manzara gerçekten inanılmaz. Geniş bir alanda her tarafta yüzlerce stupa, pagoda.. Aksam üzeri gün batarken Shwesandaw Paya'ya tekrar geri dondum. Buradaki manzara da çok güzel, hele güneş batarken.

Tapınakların çoğunluğu zaman aşımından, depremlerden dolayı zarar görmüş. Birkaçında restorasyonlar yapılmış.

Üçüncü gün gezerken, haritada yer almayan bir yere doğru bisikleti surdum. Yol, devamında bir Budist manastırına çıktı. Manastırı biraz gezip, nehir kenarına indim. Etrafta kimseler yok. Ayeyarwady nehri de çok sakin akıyor. Biraz oturup güzelliği seyrettim. Çok sakin, sessiz bir yer.


Seyahat

Gezi maliyetleri ülkeden ülkeye değişebiliyor. Günlük 10$-15$ çoğunlukla yeterli oluyor. Genel olarak bunun 5$-6$ civarı kalacak yer masrafı oluşturdu.